Bülent Manav

Sizin hiç babanız öldü mü?

Yılın en az üçte birini yurt dışındaki dental etkinliklerde geçiren biriyim. Her seyahatimde, kendi çapımda küçük gözlemlerde bulunmayı; dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya bakarak dünya ile ülkemiz arasında analizler yapmayı severim.

Benim kişisel anketimin bana söylediğine göre, dünyada en çok tanınan dişhekimimizdir Galip Gürel.

30.06.2012 17:33
Necip Fazıl’ın meşhur sözüdür: “Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Domatesci, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.

• • •

Bu birkaç cümle, bir yandan benim duygularımı, hayata ve insanlara bakışımı anlatmaktadır; diğer yandan da hayata dair beklentilerimi şekillendiren bir etkiye sahip olmuştur.

Sükunetle mesafe kateden kimselere; bağırıp çağırmadan, “beni de görsenize” diye parmağını gözümüze sokmadan, sadece işini iyi yaparak yükselen insanlara gıptayla bakmışımdır hep.

Yılın en az üçte birini yurt dışındaki dental etkinliklerde geçiren biriyim. Her seyahatimde, kendi çapımda küçük gözlemlerde bulunmayı; dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya bakarak dünya ile ülkemiz arasında analizler yapmayı severim. Benim kişisel anketimin bana söylediğine göre, dünyada en çok tanınan dişhekimimizdir Galip Gürel.

Kendisiyle bir kaç dakikalık ayaküstü tanışma haricinde hiç teşrik-i mesaimiz olmadı. Fakat ne zaman yabancı bir organizatör, konuşmacı veya diş hekimiyle tanışsam ve onların Galip Gürel’den derin bir saygıyla bahsettiğini duysam, göğsümün kabardığını hissettim.



Belki de sırf bu yüzden, Galip beyin babasının bir trafik kazasında vefat ettiğini duyduğum zaman Cemal Süreya’yı ve şiirini hatırladım:

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.


Dr. Gültekin Gürel’e, bu ülkeye Galip Gürel’i kazandırdığı için teşekkür edelim ve ruhu için Allah’tan rahmet dileyelim…

3356
Yazarın Diğer Yazıları

Dişhekimliği Dergisi'nin yeni formatını nasıl buldunuz?