Bülent Manav

Kim daha zavallı?
Ambulanstaki hasta mı, peşindeki aracın şoförü mü?

Onları birleştiren, öndeki ambulansın güç bela açtığı geçitten geçip, trafikteki “enayi”lere fark atma hırsı. Bu hedefe öyle kilitlenmişlerdir ki, aslında yaptıkları işin ne kadar çirkin olduğunu, öndeki ambulansta bulunan hastanın çaresizliğinden medet uman birer zavallıya dönüştüklerini farkedemezler.


29.11.2012 17:21
Sıkışık trafikte sürekli rastlarsınız. Sirenleriyle ortalığı ayağa kaldıran ve tampon tampona yapışmış araçların arasından yol bulup, taşıdığı hastayı bir an önce tıbbi yardım alacağı bir merkeze ulaştırmaya çalışan ambulanslar… Ve onların takipçisi “uyanık”, “hızlı”, “bıçkın” şoförler…

Ambulanslar, salça olmuş trafikte sirenlerle yol almaya çalışmaktadırlar, çünkü normal hallerde asla girilmemesi gereken “emniyet şeritleri”, bahse konu “bıçkın” şoförler tarafından işgal edilmiştir.

Bu “tip”leri belli bir kategoride toplamak pek mümkün değildir. Fakat hepsi “müthiş” adamlardır. Çok önemli bir toplantıya yetişmeye çalışan proje müdürü… Müşterisini bir an önce hedefe ulaştırıp, bir sonraki müşteriyi kapma telaşındaki taksici… Arkadaşları tarafından “vaaay hocam, sen de hızlı şoförmüşsün” alkışı bekleyen üniversite öğrencisi… Kahvedeki okey partisine dördüncü yazılmak üzere topuklayan emekli…

Hepsi olabilir. (Ama bu arada kadınların hakkını yemeyelim, çünkü benim bu güne kadar gördüğüm tiplerin hemen hemen tamamı erkek şoförlerdi.)



Onları birleştiren, öndeki ambulansın güç bela açtığı geçitten geçip, trafikteki “enayi”lere fark atma hırsı. Bu hedefe öyle kilitlenmişlerdir ki, aslında yaptıkları işin ne kadar çirkin olduğunu, öndeki ambulansta bulunan hastanın çaresizliğinden medet uman birer zavallıya dönüştüklerini farkedemezler.

Onları yaralayan ve asla tahammül edemeyecekleri tek şey vardır, bir başka “hızlı” ve “bıçkın” şoförün kendi önlerine geçmesi.

Hatta kimileri çok daha uyanıktır.

Tesadüf bu ya. Eğer ambulansın önündeyseler, bir müddet onu görmemiş veya yol vermek istiyormuş da veremiyormuş gibi davranırlar. Ki bu sayede, önlerindeki araçlarda bulunan “enayi”ler yol versin, bu “uyanık”lar da biraz daha ilerleyebilsinler. Bir müddet böyle gittikten sonra, “lütfen” yol verirler, ve hemen ilk fırsatta ambulansın peşine takılıp, kaldıkları yerden devam ederler…

Dedim ya, hepsi “müthiş” adamlardır.

Lâkin gelin görün ki, bu “müthiş” adamlar, söz konusu “müthiş” kabiliyetlerini, her ne hikmetse, mesela yolda siren çalıp gitmekte olan polis aracının peşine takılarak göstermezler.

Onların bütün hüneri, bütün delikanlılığı, ambulanstaki hastanın bîçâreliğine söker.

Ötesi yoktur.

2626
Yazarın Diğer Yazıları

Dişhekimliği Dergisi'nin yeni formatını nasıl buldunuz?