Mahmut Ali Özyön

Zamanın Durduğu Kent Safranbolu


Adını yörede yetiştirilen safran bitkisinden alan Safranbolu, ahşap Türk-Osmanlı sivil mimarisinin en zengin örneklerinin bir bütün olarak korunduğu gerçek bir müze kent. Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşantısının tüm özelliklerini yansıtan ve uzun tarihi geçmişinde yarattığı kültürel mirası, çevresel dokusu içinde koruyan çok özel bir yer.
23.09.2013 16:51

Karabük'ten çıkıp Safranbolu'ya girdiğinizde modern bir şehir görüntüsü karşılıyor sizi. Tabelaların yönlendirmesiyle "Tarihi Kent"e doğru ilerliyoruz. Tarihi kent biraz daha içeride ve vadinin iki yamacına kurulmuş. Meydandan yokuş aşağı inip köşeyi döndüğümüz zaman şaşırıyoruz. Yemyeşil ağaçlar arasında maket gibi evler, insanı geçmişe götüren konaklar içerisinde inanılmaz bir atmosfer. Gezimize Safranbolu'yu tepeden panaromik görmemizi sağlayan Hıdırlık Tepesi'ne çıkarak başlıyoruz. Türklerin Safranbolu’ya geldikleri vakit konuşlandığı yer olan Hıdırlık Tepesi'nde önceleri yağmur duası ile hıdrellez kutlamaları yapılırmış. Şimdi bir park alanı olarak düzenlenmiş bu tepeden Cinci Han, kale, saat kulesi, tabakhane, hanlar, hamamlar ve eski evler bir bütün olarak önümüze seriliyor.

Geriye doğru 3000 yıllık tarihi geçmişe sahip olan Safranbolu pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve günümüze bir kültür zenginliği olarak ulaşmış. Özellikle Osmanlı döneminden kalma, han, hamam, cami, çeşme, köprü ve eşsiz konaklar gelenlere hayranlık uyandıracak nitelikte. Korumadaki bu başarısı, 1994 yılında Unesco tarafından "Dünya Mirası Listesi"ne alınmasını sağlamış. Tüm Türkiye'de koruma altında bulunan yaklaşık 40.000 tarihi eserden 1120'sine sahip olan Safranbolu, bu zenginliği ile bir müze kent görünümünde.



Safranbolu Evleri

Safranbolu evleri, yapıldıkları dönemin özelliklerini, kültürünü, yaşayış biçimini yansıtır. Safranbolu’nun zengin kültürü ve bir dönem yaşadığı ticari hareketlilik, dünyaca ünlü evlerine de etkisini yansıtmış. Safranbolu da şehrin oluşumunda hem fonksiyonellik ön planda tutulmuş, hem de estetik kaygılar hiçbir şekilde terk edilmemiş. Fonksiyonellik yönünden konutlarla - kamu binalarının, pazarlarla çarşıların yerleşim düzeni, yol-sokak-meydan yapısı örnek gösterilebilir. Hayvan ve yaya trafiğine uygun olarak yapılan Safranbolu sokakları, taşların kumun içine dikine ve sokağın ortasına eğim yapacak biçimde dizilmesi ile oluşturulmuştur. Bunun en önemli sebebi yağmur ve sel anında yolun ortasında bir dere oluşturarak, evlerin temellerine su sızmasını önlemektir. Dar yapılan sokakların iki yanı evler ve iki üç metreyi bulan duvarlarla belirlenmiştir. Her köşe başında karşımıza çıkabilecek yüzden fazla çeşme mahallelere ayrı bir güzellik katar.

İlk katta her ev kendine göre bir çevre düzenler. Safranbolu evlerinde ilk kat avluyu oluşturur. Taş ya da beton avlu, bazı evlerde yerini direk toprağa bırakır. Genellikle iki ya da üç katlı olan evler ikinci kattan itibaren ahşaba ve kerpice dönerler. İkinci katın tavan yüksekliği de üçüncü kattan daha azdır. Az sayıda dar pencereleri olan ikinci kattan üçüncü kata işlemeli ahşap merdivenle çıkılır. Çıkma ve cumbalarla alan yönünden genişletilen son kat çok sayıda dar pencere ile süslenmiştir. Üst kat pencereleri ışığı ve görüntüyü en iyi alacak biçimde ileri doğru itilmiştir. Bu çıkmaları taşıyan destekler, çıkmalar, cumbalar, saçaklar ustaca yapılmış ince ahşap işçiliğinin eserleridir. Safranbolu evlerinde bir üst kat daima bir alt kata göre daha önemlidir ve sokağın üzerine taşan üst katlar her evde ulaşılmak istenen amaç durumundadır.


  

Evlerin tümüne yakını iki ya da üç katlı inşa edilmiş hatta ticaret ve el sanatlarıyla zenginleşen Safranbolu halkının, şehrin iki bölümünde, yıl içinde iki ayrı mevsimi yaşamak üzere, günümüzde yazlık-kışlık olarak adlandırılan iki evleri vardı. Kışlık evlerin bulunduğu ve iki derenin oluşturduğu vadi, diğer bir tanımla çarşı; dericilik, yemenicilik, demircilik, bakırcılık, semercilik, saraçlık, nalbantlık, keçecilik, kereste ticaretinin yapıldığı kesimdir. İş alanları Lonca düzeni şeklinde ayrı sokaklar içinde toplanmıştır. Yazlık evler ise, bağ ve bahçeler arasında sayfiye yeri konumundaki bağlardadır. İki bölge arası 3,5 km uzaklıkta ve rakım farkı 350 m.dir. Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır. Her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilen Safranbolu'da evler birbirinin görüntüsünü kesinlikle kesmiyor.

Ne Yenir?
Tarihi kent içerisinde yöresel yemek yapan lokantalar mevcut. Safranbolu bükmesi, kuyu kebabı,
cevizli yayım (erişte), su böreği, ev baklavası, zerde tatlısı ve gözleme her zaman bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Merkez Safranbolu'da ise her çeşit yemek ve pide çeşitlerini bulabilirsiniz.

Her zaman taze satılan fındıklı, şam fıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu Lokumu aynı zamanda hediye olarak tercih edilen mükemmel bir ağız tadıdır. 




Nerede Kalınır?

Safranbolu'da kalmak için iki alternatifiniz var. Biri şehrin içerisindeki otel ve pansiyonlar, diğeri ise "Tarihi Kent"in içerisindeki oteller. Tarihi kent içerisindekiler genelde eski ahşap evlerden oluşuyor.



Hatice Hanım Konakları: (0 370) 712 75 45
Zalifre Otel: (0 370) 725 47 20
Paşa Konağı (0 370) 712 81 53
Sefa Pansiyon: (0 370) 712 28 23





Nasıl Gidilir?

Safranbolu'nun İstanbul'a uzaklığı 398 km, İzmir'e 732 km, Ankara'ya 215 km. Safranbolu’ya karayolu ile üç ayrı yönden ulaşmak mümkündür. Ankara-İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak 82 km. sonra Karabük’e, Karabük’ten 8 km sonra da Safranbolu’ya varılır. İlçenin kuzey yönünde Bartın’a uzaklığı 74 km., doğusundaki Kastamonu’ya uzaklığı 105 km.dir.



4238
Yazarın Diğer Yazıları

Dişhekimliği Dergisi'nin yeni formatını nasıl buldunuz?