Prof. Dr. M. Kemal Ünsal

Yeni gelen hastanın tedavisini üstlenmek ya da üstlenmemek... işte bütün mesele bu!

Uzun bir süredir, okuduğunuz bu elektronik dergiye bir yazı ile katkıda bulunmak istiyor ama ne uygun başlığı yerine oturtabiliyor ne de vakit ayırabiliyordum. Bu nedenle, editör Bülent beyin telefon ve iletilerini çekinerek açıyor ya da okuyordum. İşte hem beni bu mahcubiyetten kurtarması amacıyla, hem de bilgi ve birikimlerimizi paylaşmak adına, elinde kırmızı bayrak ile, ‘benim tedavimi kabul etmeeee’ diye sinyaller veren hastaların kimler olduğunu yine kendi deneyimlerime göre özetlemek ve sizlerle paylaşmak istedim.
22.08.2012 13:41
Sevgili arkadaşlar,

Geçenlerde yoğun bir klinik gününde, başımdan yine tatsız bir durum geçince, serbest çalışan hepinizin yaptığı gibi, akşam oturup durumla ilgili değerlendirme yaptım. Bir kez daha fark ettim ki, doğru değerlendirmeler yaparsak eğer, canımızı sıkan durumların oluşmasına, izin dahi vermeyebiliriz.

Bu sonuca vardıktan sonra, keşke dedim, şu anda bildiklerimi yıllar önce de bilseydim ve uygulayabilseydim, çok daha az yıpranırdım.

Uzun bir süredir, okuduğunuz bu elektronik dergiye bir yazı ile katkıda bulunmak istiyor ama ne uygun başlığı yerine oturtabiliyor ne de vakit ayırabiliyordum. Bu nedenle, editör Bülent beyin telefon ve iletilerini çekinerek açıyor ya da okuyordum.

İşte hem beni bu mahcubiyetten kurtarması amacıyla, hem de bilgi ve birikimlerimizi paylaşmak adına, elinde kırmızı bayrak ile, ‘sakın ha, benim tedavimi kabul etmeeee’ diye sinyaller veren hastaların kimler olduğunu yine kendi deneyimlerime göre özetlemek ve sizlerle paylaşmak istedim.

Hadi isterseniz ve vaktiniz varsa bir göz atalım.



YENİ GELEN HASTA’NIN TEDAVİSİNİ ÜSTLENME KARARINIZDA
SİZE YÖN VEREBİLECEK BİRKAÇ ÖNERİ

Kırmızı Bayrak-1
İşinizi size öğretenler:

Yok hemen beni suçlamayın. Hastalarımın tedavi hakkındaki fikirlerini, katılımcı olma isteklerini her zaman dinlerim. Hatta %10 oranında, benim aklıma gelmeyen ama olabilecek şeyleri söylediklerine de inanırım. Ancak bu durum yapmak istediğiniz her işlemden önce, ‘doktor bey çok biliyor demeyin ama şöyle şöyle yapsak’ şekline gelince işin renginin değiştiğini düşünüyorum. Çoğu zaman bu isteklerini, yapmak istediğim işlemi niye ve neden o şekilde yapmam gerektiğini anlatarak geri çeviriyorum. İşte bence kritik nokta da burası. Eğer hastanız, yaptığınız bu açıklamalardan sonra, işinize karışmaktan vazgeçiyorsa problem yok.

Ama aynı şekilde işinize karışmaya devam ederse alın size bir kırmızı bayrak. Ama yok o kadar da haksızlık etmeyelim, bu kırmızı bayraklardan ancak birkaç adedi bir araya gelirse gerçekten sıkıntı yaşama olasılığınız yüksek demektir.

Kırmızı Bayrak-2
Sürekli şikayet edenler:

Tamam biliyorum ve biliyorsunuz ki dental tedavi, doğası gereği, gerçekten sıkıntılı olabilecek bir işlem. Korkular, bilinmeyenin verdiği endişeler, hastanın yaşının küçük olması, anestezi sonrası duyulabilecek ağrılar vs. Bu nedenle de zaten, fakültedeki klinik yıllarımızdan itibaren ikinci randevuya gelen çoğu hastanın şikayetçi olmasına alışmış bir hekim grubuyuz. Hatta hastamızın kişilik yapısına bağlı olarak bu şikayetler bazen bir sürü ancak küçük iğnelemeler şeklinde, bazen de adet olarak az ancak ciddi tepki olarak karşımıza çıkmakta. Onunla da başa çıkmayı yıllar içinde öğrendik. Ancak bu şikayetlere, her randevuya gelişte asık ve mutsuz bir yüz ifadesi de eşlik ediyor, daha önce hiç böyle şey görmediğini belirtecek ve sizleri eski hekimleriyle kıyaslamaya başlayacak hale geliyorsa alın size bir uyarı daha.

Bu durum gerçekten hastanızın ruhsal durumu ile ilgili olabileceği gibi, hastanızın gizli gündemi ile de ilgili olabilir lütfen bunu unutmayın. Zira, sürekli mutsuz hastalar, bir süre sonra, başlangıçta konuşulmamış tedavileri, ücretsiz talep edebilmeyi kendilerinde hak görebilecek, fazladan indirimler isteyebilecek bir davranış sergileyebilirler. Ama beni en çok üzen ve teslim gününden önce uykumu kaçıran şey, bu mutsuz hasta grubunun, yapılan iş ne kadar iyi olursa olsun, onu beğenmeyeceği ve tekrarını isteyeceği senaryosudur. Alın size başka bir uyarı.

Lütfen beni yanlış anlamayın, sonuç ne olursa olsun, elinize gönderilen protezi hastanıza takın demiyorum. Ancak sizce güzel olduğu kabul görmüş bir protezi, geçerli bir sebep olmadan, sadece hastanız istiyor diye yenilemeniz sizi aynı sonuca götürecektir. Zira, yanlışın ya da hastanızın anlatımı ile ‘güzel olmayan yer’ net olarak ortaya konmadıkça, yeni yapılan protezde de başarılı olunması mümkün değildir.

Kırmızı Bayrak-3
Hayali beklentileri olanlar,
provalarda sebep belirtmeden beğenmeyenler:


İşte geldik en çok korktuğum hasta grubuna. Yapılacak tedavinin tüm sorunlarını geçireceğini düşünenler. Ben biliyorum ki, şu ana kadar kullandığım hiç bir beyazlatma ajanı, hiç bir hastamı Julia Roberts’ a benzetmedi. Ya da yaptığım hiç bir estetik uygulama, 60 yaşındaki bir erkek hastamı Tom Cruise şekline döndürmedi.

Tamam, kabul ediyorum, dünyanın en yetenekli diş hekimi değilim ama bunun dörtte biri kadar bile başarılarım olmadı. Hele hele, ileri yaşta bayan hastalarım, tedavi planı konuşulurken, sanki onlar için hiç önemli değilmiş de laf arasında geçiyormuş gibi, ‘bu protezler şu dudaklarımın üstündeki kırışıklıkları da ortadan kaldıracaklar değil mi’ dedikleri anda, inanın bende uyarı zilleri çalıyor. Bilginiz olsun istedim.

Kırmızı Bayrak-4
Zaman konusunda sizi sıkıştıran hastalar:

Zaman konusunda sizi sıkıştıran hastalara da özellikle dikkat etmenizi öneriyorum. Bazı durumları anlayabiliyorum, seyahati olacaktır, düğün olacaktır gibi. Ama 30 sene kendi ağzını ihmal etmiş bir hasta adayı, eğer yapılacak tüm işlemlerin, hem en iyi şekilde, hem en ucuza hem de en kısa sürede yapılmasını istiyorsa, dikkat, çanlar sizin için çalıyor olabilir.

Tamam başka bir felaket senaryosu. Kulağınız tıkalıydı, çanların sizin için çaldığını duymadınız. Tedaviye başladınız ve 8. provada da hastanız işi beğenmedi. Benim geliştirdiğim yöntem, 3. provadan sonra ve ben tatmin olmuşsam hastadan nereyi, ne sebeple beğenmediğini net olarak belirtmesi ve düzelmesi için ne yapmamı istediğini söylemesi. Yok hemen heveslenmeyin bu yöntem bu aşamada sadece %10 hastada sonuç veriyor. Geri kalan %90’ı 12. provadan sonra sizi beceriksizlikle suçlayıp ve tabii ki herhangi bir ücret ödemeden tedaviyi yarım bırakıyor.

Kırmızı Bayrak-5
Diğer hekimler ile problemleri olan
ya da onlardan isim vererek şikayet edenler:


Sanıyorum işin başında hiç tolerans göstermemek gerekenler ise, ellerinde bir torba protez ile ya da kesik dişlerle kliniğe girenler. Hele hele cümleye, ‘hocam filan filan kişinin yeri sizinki gibi değildi ki, kapıdan girer girmez, hemen paradan bahsedilirdi’ ya da ‘hocam xxx bey hiç kalıp malıp almadı, ööyle bi protez yaptırdı hemen taktı ağzımıza’ diye başlıyorsa eğer o hastaların tedavisi 3 nedenle yapılmaz:

1) Kısa bir süre sonra sizi de başka meslektaşlarınıza ve tanıdıklarına aynı şekilde tanıtacağı gerçeği

2) Ne kadar iyi bir protez yaparsanız yapın memnun olmak istemeyeceği gerçeği

3) Paranızı öderken sorun çıkartma ihtimali.

Tabii ki, tedavisini kabul etmemeniz, mesleğimizi bu şekilde aşağılamaya çalışan hastaların cesaretini de kıracaktır ki bence bu da bir bonus olarak düşünülmeli ☺)))

Kırmızı Bayrak-6
Ödeme konusunda hiç soru sormayanlar:

Arkadaşlar, son olarak, ödeme ile ilgili çanlardan bahsetmek istiyorum. Tabii ki mesleğimizi severek ve isteyerek yapmaktayız. Ancak tüm bu hizmetimiz karşısında, yaşayabilmemiz için de para kazanmamız lazım. Ancak sunduğumuz hizmetler ve bunların bedelleri benzer mesleklere oranla biraz farklılık gösteriyor.

Bazı tıp branşları, klinik muayene ile teşhis ve tedavi yapabiliyor. Bunun karşılığında da sabit bir vizite ücreti alıyor ve bu hastalar tarafından hem alışılmış hem de miktar olarak üç aşağı beş yukarı bilindiği için, o branşlar çok sorun yaşamıyor. Ancak dişhekimliği birçok tedavi metodu olan, hastalar arasında çok farklı oranlarda vakit harcanması gereken, hem malzeme hem teknisyen gibi giderleri olan bir dal. Bu yüzden tedavilerin, ne süreleri ne de hizmet bedelleri herkes için aynı olamıyor. Hatta bazı durumlarda, bu bedel, hastamızın ödeme gücünü ciddi şekilde zorlayabiliyor. Bu gerçekde hem bizler tarafından hem de hastalarımız tarafından biliniyor.

Bu nedenle, eğer hastanız, ödeme ile ilgili hiçbir şey sormuyorsa, iki ihtimal var demektir. Ya ödeyeceği para ile ilgili hiçbir kaygısı yoktur ya da tedavi sonunda, istediğiniz bedeli fazla bulacak ve ödememek için şartlar ileri koşup, pazarlık edecektir. Bu durum kaybettiğiniz para dışında da size hasta kaybı, yapılan tedaviden memnun olunmadığının belirtilmesi ve hastanın sosyal ortamlarında sizden ve tedavinizden memnuniyetsizlik ilanı şeklinde geri dönebilecektir.

Hastanızın, tedavi sonu fatura ile ilgili hiçbir kaygısı olmama ihtimali, günümüz şartlarında pek mümkün olmayacağı için, ben, bu hastaları ikinci gruba sokmaktayım. Bu nedenle de, kibar hatırlatmanız karşısında dahi, ödeme ile ilgili konuları öteleyen hastalarınız varsa, tedavi sonunda ödeme ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşayabileceğinizi aklınızdan çıkartmamanızı dileyerek, sizlere huzurlu ve keyif aldığınız çalışmalar diliyorum.

7950
Yazarın Diğer Yazıları

Dişhekimliği Dergisi'nin yeni formatını nasıl buldunuz?