Ne Olduysa O “Bir Fincan” Kahveden Sonra Oldu!
Dt. Nilgün Barut, “Kendi kendine anlattığı bir masal” olarak gördüğü restoran işletmeciliğini, ENA ile Ankara'da hayata geçirdi. Ve ENA ailesinin serüveni röportajımızda...
25.04.2016 16:11
Ne-Olduysa-O-“Bir-Fincan”-Kahveden-Sonra-Oldu
Farklı cafe ve restoranların sunduğu tatları deneyimlemekten zevk alan ve gelişim süreçlerini takip eden Dt. Nilgün Barut, “kendi kendine anlattığı bir masal” olarak gördüğü restoran işletmeciliğini, ENA ile hayata geçirdi. Kişinin kendini bulması için mutlaka hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini vurgulayan Dt. Barut, “Lezzeti adında…” sloganı ile başladıkları ENA ailesinin serüvenini Vestiyer Yayın Grubu'na anlattı.

Sayın Nilgün Barut, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
1974 Ankara doğumluyum. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. 1999-2002 yılları arasında mezun olduğum fakültenin Endodonti Ana Bilim Dalı’nda doktora programına devam ederken ayrıldım. 2005-2010 yılları arasında 3M firmasında satış yöneticiliği, 2010-2015 arasında da Öncü Dental firmasında bölge satış yöneticiliğine devam ettim. Şu an da tamamen başka bir alan olan restoran sektöründe yöneticilik yapmaktayım. Evliyim, bir kızım var.

Ena Bakery’nin hikâyesi nasıl başladı? Bir diş hekimi olarak restaurant işletme fikriniz nasıl gelişti?

“2-3 yıllık bir piyasa araştırmasından sonra, yatırımcılarımızla da ‘yumurtaları farklı sepete koymak’ düşüncesinden yola çıktık ve ENA doğdu.”


Gerek yurt dışında gerekse yurt içinde farklı cafe ve restoranların sunduğu tatları ve sunumları deneyimlemek en çok keyif aldığım şeylerden biri. Ayrıca sırası gelmişken hemen belirtmek isterim ki gıda olsun tekstil olsun farklı sektörlerdeki markaları takip eder, gelişim süreçlerini çok yakından izlerim. Uzun yıllardır da satış sektöründe olduğumdan bu deneyimleri satışla birleştirmek düşüncesi hep aklımdaydı. Aslında baktığınızda, bu tür işletmelerde de ürün ve hizmeti satıyorsunuz. 2-3 yıllık bir piyasa araştırmasından sonra, yatırımcılarımızla da “yumurtaları farklı sepete koymak” düşüncesinden yola çıktık ve ‘ENA’ doğdu.




Bu yolculuğa çıkarken önce bizi dinleyecek “düşündüklerimizi gerçeğe dönüştürecek” bir yapımcıya ihtiyacımız vardı. Bizi dinleyen Yüksel Akyol, yıllardır yaptığı işin dışında bir sektörde, “varım” dedi ve yanına, tüm kurguyu yapması için Erkan Uçar’ı aldı.


Aslında restoran işletmeciliği, Türkiye’de büyümekte olan bir sektör ama bir o kadar da zor. Çünkü bu iş, içinde bir sürü parametre içeren bir organizma. Başta iyi bir ekip, kurgu ve yönetim gerektiriyor. Bir taraftan da her daim kendini yenileyen bir yapıda olmak gerek.

Peki, hayatınızda öncelikli olarak diş hekimliği mi, yoksa ENA mı geliyor?

“Hedefimiz, bu sektörde marka zinciri oluşturmak.”



ENA, adından, logosuna dekorasyonuna ve menüsüne kadar sıfırdan bir marka oluşturma ve geliştirme adına kurgulandı. Çok emek var. Hedefimiz, bu sektörde marka zinciri oluşturmak. ENA bu zincirin ilk halkası ve gidecek daha çok yolu var. Web sayfamızda merak edenler için bir serüven hikâyemiz bile var (
www.enabakery.com).

ENA, aslında önceleri kendi kendime anlattığım bir masal gibiydi. Sonra bana inananlarla hikâyeleşti ve bu hikâye gerçek oldu. Burası hem ekip hem de ürün grubu olarak çok ayrıcalıklı bir işletme. Mayasını kendi yaptığımız 17 saat mayalanan ekmekler yapıyoruz. Bu sektörde nam-ı diğer “sihirbaz” olarak bilinen Muharrem Arıcı, 20 yıllık mayasını da alıp ailemize katıldı çünkü. Rafineyiz, ana yemeklerimiz, bize özel cheesecake’lerimiz… Cheesecake’lerimiz ayrıcalıklarımızdan bazıları. Müzik mesela; ENA’nın müzikleri 70-80 ve 90’lardan oluşan sıkı bir arşiv. Bu arşiv binlerce şarkı dinlenerek oluştu. Ben farklılıkların ayrıntılarda olduğuna inanlardanım.



Meslektaşlarınızın mutlaka farklı bir uğraşı olmalı mı?


“Herkesin kendi mesleği dışında hayatta çıkış yollarını yaratacağı uğraşları olmalı.”


Mutlaka. Bu biraz aldığımız eğitimle ile de ilgili diye düşünüyorum. Diş hekimliği, detaycılığı, organizasyonu ve insanda yaratıcılıkla bilgiyi birleştiren bir meslek. Herkesin kendi mesleği dışında hayatta çıkış yollarını yaratacağı uğraşları olmalı. Kişinin kendisini sürekli beslemesi ve yenilemesi için bu şart. Belki klişe bir laf ama hayallerinin peşinden gitmek çok önemli çünkü insan orada kendini buluyor…


Son olarak meslektaşlarınıza iletmek istedikleriniz var mı?


Mesleklerini sadece çok seveceklerse yapsınlar…


Şüphesiz, tüm meslekler özel ve ayrıcalıklıdır. Ama hem eğitim süreci hem de mesleği icra etme anlamında diş hekimliğinin biraz daha özel yeri var bence. Çok özveri ve fedakârlık gerektiriyor. Son dönemlerde bu daha fazla hissediliyor. Özellikle yeni başlayacak olan meslektaşlarımın bunun farkında olmaları ve mesleklerini sadece çok seveceklerse yapmalarını tavsiye ederim. ENA ailesinin oluşumunda da emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.



Bu röportaj, Dişhekimliği Dergisi’nin Mart 2016 tarihli 123. sayısında yayınlanmıştır. Abone olmak için burayı ya da aşağıdaki resmin üzerini tıklayabilirsiniz.


Röportaj: Elif Taman (VYG)

YASAL UYARI: Bu yazı/haber/makalenin bütün yayın ve çoğaltma hakları VESTİYER YAYIN GRUBU'na aittir. Kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen iktibas edilmesi yasaktır.
Bu haber 2641 farklı kişi tarafından okundu
Reklam
Reklam
Reklam

Dişhekimliği Dergisi'nin yeni formatını nasıl buldunuz?